23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu
müjdelenmiştir. Meclis 'in Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi
yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. Bundan sonra Mustafa Kemal
Paşa Ankara'ya gelerek yüzyılların ihmali sonucu geri kalmış yurdumuzun,
bayındır bir ülke olması için gerekli çalışmalara başladı.
Öncelikle ulusa ve yurda artık zarardan başka bir şey vermeyen
padişahlığı kaldırdı. Son padişah Vahdettin, ordumuzun zaferini
öğrenince düşmanla birlik olup yurttan
kaçmıştı.
1 Kasım 1922 günü altı yüzyıldan beri yurda ve ulusa egemen olan Osmanlı
saltanatı tarihe karıştı.
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile tüm
uluslar Türk'ün zaferini kabul etti. Artık Türk ulusunun yönetim
şeklinin kesin olarak belirlenmesi zamanı gelmişti. Mustafa Kemal ve
arkadaşlarının isteği ile Büyük Millet Meclisi 29 Ekim 1923 günü
alkışlar arasında Türkiye'nin devlet şeklini Cumhuriyet olarak kabul
etti. İlk Cumhurbaşkanlığına da Mustafa Kemal seçildi. O tarihte
42 yaşındaydı. Ulusu, O'nu yüce yere getirmiş böylelikle O'na olan
borcunu ödemek istemişti.
30 Ekim
1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu.
Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şansız milletindir" ve
"Yurtta sulh, cihanda sulh" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.